Âhiret meselesi, inanan için de inanmayan için de sonuna kadar götürülmesi gereken bir sorudur: ölümle her şey bitiyorsa bu hayatın tartısı başkadır, bitmiyorsa bambaşka. Risale-i Nur bu soruyu kenarda bırakmaz; en geniş yerini ona ayırır.
Onuncu Söz
Haşir Risalesi diye bilinen Onuncu Söz, külliyatın en çok okunan bahislerinden biridir. Meseleyi "inanın" diyerek değil, kurarak anlatır: bir temsille açılır, sonra o temsilin karşılığını sırayla ortaya koyar. Okuyanı bir neticeye götüren bu yürüyüş, Risale-i Nur'un usulünü en açık gösteren örneklerdendir. Uzundur — bir oturuşta bitirmeye çalışmak yerine bölüm bölüm dinlemek daha kolaydır, ve bu metin zaten öyle bölünmüştür.
Ruhun bekası
Haşir bahsinin yanında, ruhun ölümle yok olmadığına dair bahisler gelir. Soru şuraya bağlanır: geride kalan nedir? Bu bahisler, cesedin çözülmesiyle insanın bitmediğini ve âhiretin bu devam üzerine kurulduğunu anlatır. Haşir Risalesi'nden sonra dinlendiğinde, oradaki neticenin üzerine oturur.
Cennet ve ebediyet
Üçüncü halka, varılacak yerdir. Cennete dair bahisler, âhireti soyut bir hüküm olmaktan çıkarıp insanın istediği şeyle — kalıcılıkla — buluşturur. Risale-i Nur'da ebediyet arzusu, insanın kusuru değil, âhiretin delili sayılır.
Sıra
Aşağıdaki kayıtlar bu üç halkayı takip eder: önce haşrin ispatı, sonra bekanın gerekçesi, sonra varılan yer. Baştan dinlemek en iyisidir, ama her kayıt kendi başına da tamdır.