Ramazan Risalesi, orucun niçin tutulduğunu tek bir sebebe bağlamaz. Meseleyi birden çok yönden ele alır: nefis terbiyesi, şükür, sıhhat, tokun açı anlaması, cemaatin aynı anda aynı şeyi yapması. Her hikmet kendi başına kısa bir bahistir, bu yüzden metin Ramazan boyunca gün gün dinlenmeye elverişlidir.
Oruç yalnızca aç kalmak değildir
Risalenin üzerinde durduğu noktalardan biri, orucun insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştirmesidir. Yeme içme üzerindeki hüküm kalkınca, insanın neye ne kadar sahip olduğu sorusu kendiliğinden açılır. Açlık burada bir mahrumiyet olarak değil, bir hatırlatma olarak anlatılır.
Şükrün açılması
Risalenin en çok bilinen bahislerinden biri, nimetin ancak eksildiğinde fark edildiğidir. Tok olan ekmeğin kıymetini bilmez; bu, kusurundan değil, alışkanlığındandır. Oruç o alışkanlığı kırar ve nimeti yeniden görünür kılar.
Aynı anda, birlikte
Orucun cemaate bakan tarafı da ayrı bir hikmet olarak ele alınır: milyonlarca insanın aynı vakitte aynı şeyi yapması, ibadeti tek başına yapılan bir işten çıkarır. Ramazan'ın kendine mahsus havası buradan gelir.
Ramazan boyunca
Aşağıdaki kayıtlar risalenin bölümlerini sırayla verir. Bir Ramazan boyunca günde bir bölüm dinlemek, tamamını bir oturuşta bitirmeye çalışmaktan hem kolay hem de metnin kuruluşuna daha uygundur.